|
BOYA TERİMLERİ
Açık Hava Kuruması (Air Dry) : Uygulanan boyanın, normal oda sıcaklığında kurumaya bırakılması. |
Akrilik (Acrylic) : Yüksek performanslı su bazlı kaplamalarda kullanılan sentetik reçine. |
Akustik Boya (Acoustic Paint) : Akustik eşyaların, özelliklerini kaybetmeden boyanabilecekleri boya çeşidi. |
Alt tabaka (substrate) : Kaplamanın uygulandığı yüzey. |
Astar (primers) : Boyama işlemi sırasında ilk uygulanan kattır. Boyanın yüzeye daha iyi yapışması için kullanılır. |
Balonlanma (bubbling) : Boya ya da kaplama kururken yüzeyde baloncukların oluşması. Boyanın fazla karıştırılması ya da fazla fırça darbesi sonucu oluşur. |
Bağlayıcı (binder) : Kaplama içinde bulunan ve pigmentlerin bir arada durup yüzeye yapışmalarını sağlayan katı madde. Yağ, alkid ve lateksten oluşur. |
Birincil renkler (primary colors) : Sarı, mavi ve kırmızının oluşturduğu ve diğer tüm renklerin kaynağı olan renk grubu. |
Çözücü (solvent) : Herhangi bir reçineyi çözebilen sıvı. Genelde boyaların uygulandıktan sonra uçup giden sıvı kısmına denir. |
Destekleme (bridging) : Boyanın çatlak ya da küçük boşluk doldurabilme kapasitesi. |
Emülsiyon (emulsion) : Bir sıvı ve içinde asılı duran katı parçacıkların oluşturduğu karışım. |
Emülsiyon boyası (emulsion paint) : Reçinelerin su içinde asılı durduğu bir boya çeşidi. Örneğin, lateks boya. |
Epoksi (epoxy) : Bazı kaplamalarda kullanılan çok sert ve dayanıklı sentetik reçine. |
Esneklik (elasticity) : Boya tabakasının şeklini değiştirip kırılmadan, çatlamadan tekrar eski haline dönebilmesi. |
Film kalınlığı (film thickness) : Kurumuş kaplamanın yüzey kalınlığı. |
Galvanizleme (galvanizing) : Paslanmayı önlemek için demir ve çeliğe uygulanan ince çinko kaplama işlemi. |
Geçirgenlik (permeability) : Film tabakasının, örneğin su buharını geçirebiliyor olması. |
Gevreklik (brittleness) : Maddenin, eğilip büküldüğü zaman kırılmaya meyilli olması. |
Görece nem (relative humidity) : Havadaki nemi anlatmak için kullanılan bilimsel bir yöntem. Yüzde olarak ifade edilir ve o sıcaklıktaki olabilecek nemin oranını belirtir. |
Gözenekli oluş (porosity) : Boya filminin su buharı ya da sıvı geçiriyor olması. |
Islak film kalınlığı (wet film thickness) : Kaplamanın uygulandığı andaki yüzey kalınlığı. |
İkincil renkler (secondary colors) : Herhangi iki birincil rengin karışımı olan renk. Örneğin : birincil mavi ve sarı birleşince, ikincil yeşil olur. |
Kaplama (coating) : Boyalar, vernikler ve lakeler için kullanılan genel bir tabir. |
Katalist (catalyst) : Kimyasal reaksiyona girdiği zaman, reaksiyonun hızını artıran madde. |
Kohezyon (cohesion) : Aynı cins moleküller arasında bulunan çekim kuvveti. Bir maddenin moleküllerini bir arada tutan kuvvettir. |
Kuruma (curing) : Islak boyanın kuruyarak ince bir film tabakası halini alması. |
Kuruma zamanı (drying time) : Uygulanan kaplama ya da boyanın istenilen sertliğe gelebilmesi için gerekli olan zaman. |
Kurutucular (driers) : Kaplamalara, kuruma süresini kısaltmak için eklenen kimyasallar. |
Kusma (bleeding) : Alt katlardaki bir pigmentin ya da boyanın son kata ulaşıp istenmeyen bir görüntü oluşturması. |
Lateks bazlı boya (latex based paint) : %100 akrilik, vinil akrilik ve terpolimer gibi sentetik bağlayıcılarla yapılan su bazlı emülsiyon boya. Polimerle pigmentin dengeli bir emülsiyonu. |
Pas önleyici boya (anti-corrosive paint) : Çelik, demir ve diğer metal yüzeylere uygulanan ve paslanmayı engelleyen ilk kat boya. |
Pıhtılaşma (coagulation) : Lateks boyalarda reçine parçalarının lastik bir parça halinde birikmesi. |
Pigment (pigment) : Boyaya renk ve kapatma özelliklerini veren çok küçük ve çözünmeyen parçacıklar. Titanyum dioksit boyanın kapatma özelliğinde en önemli olan pigmenttir. |
Polimer (polymer) : Molekülleri, belirli bir yapısal düzeni birçok kez tekrarlayarak oluşan bir madde. |
Portakal kabuğu oluşumu (orange peel) : Boya filmi üzerinde portakal kabuğu gibi bir görüntü oluşması. |
Renk korunması (color retention) : Boyanın kendi rengini koruyabilme özelliği. Güneş ışığı, tekrar edilen temizlik aktiviteleri ve açık hava renk korunmasını zor hale getirir. |
Saklama gücü (hiding power) : Boyanın uygulandığı yüzeyi örtebilme özelliği. |
Sertlik (hardness) : Bir yüzeyin çizilmeye ve darbelere karşı dayanıklılığı. |
Solma (fading) : Isıya ve ışığa maruz kalarak boyanın rengini yavaş yavaş kaybetmesi. |
Su bazlı (water-based) : Sıvı içeriğinin çoğu su olan kaplamalar. |
Tebeşirlenme (chalking) : Bağlayıcının doğa koşullarında zayıflaması üzerine boya tabakası üzerinde oluşan toz. |
Termoplastik (thermoplastic) : Isındıktan sonra sertleşen ve bir daha da yumuşamayan maddelere verilen ad. |
Tiner (thinner) : Boyanın kıvamını ayarlamak için kullanılan uçucu organik madde. |
Toplanma (agglomeration) : Pigmentlerin daha büyük parçalar oluşturmak için bir araya toplanması. |
Tozlanma (effloresce) : Kaplamanın beyaz kristallerle veya tozla kaplanması. Tuğla duvarlarda çok görülür. |
Uzaklaşan renkler (receding colors) : Mavi ve tonları gibi, eşyaları ya da yüzeyleri uzaklaştırıyormuş gibi gösteren renkler. |
Viskozite (viscosity) : Bir sıvının akmaya karşı gösterdiği direnç. |
Yakınlaştıran renkler (advancing colors) : Kırmızı, turuncu gibi, eşyaları ya da yüzeyleri yakınlaştırıyormuş gibi gösteren renkler. |
Yangın önleyici boya (fire retardant paint) : Alev yayılmasını engelleyen, yüksek sıcaklıklara dayanabilen ve kapladığı yüzeyi koruyan bir boya çeşidi. |
Yapışma (adhesion) : Kurumuş boyanın duvarda kırılmadan, bozulmadan kalabilmesi. |
Yüzey hazırlığı (surface preparation) : Ahşap, metal ya da herhangi başka bir maddenin boyanmadan önce tabi tutulması gereken boyanmaya hazırlık evresi. |
|
|
BOYA SÖZLÜGÜ
Aderans : |
Kuru film tabakasının yüzey üzerinde kabarmadan, ince tabakalar halinde kalkmadan veya çatlamadan durma kabiliyetidir. Aderans, boyanın belki de tek en önemli özelliğidir. Islak tutunma, ıslak koşullara rağmen kuru boya filminin yüzeye tutunma kabiliyeti, genellikle dış cephe boyaları için önemlidir. |
Akrilik : |
Yüksek performanslı akrilik esaslı boya veya su-bazlı boyalarda kullanılan sentetik polimerdir. Boyanın bağlayıcısı gibi, akrilik reçineler, kaplamanın kimyasallara dayanmasına ve ışık haslığı nedeniyle renginin kalıcı olmasına olanak sağlar. |
Akrilik Reçine : |
Renk ve parlaklık dayanımı, alkali ve oksidasyon dayanımı, sertlik, yapışma ve bağlama sağlamlığı ve film ömrü gibi özellikleri süper olarak nitelendirilen ve kaplama formülleri arasında seçkin bir yeri olan reçinelerdir. Genellikle, akrilik asit, metakrilik asit, akrilonitril ve bunların copolimerlerinin esterlerini içeren akrili asitlerin türevlerinin polimerizasyonu sonucu oluşan reçinelerdir. Akrilat reçineler olarak da bilinirler. |
Akrilik Esaslı Boya : |
Akrilik Esaslı Boya tarifleri aşağıda alternatifler halinde bilgilerinize sunulmuştur : |
(1)Esas olarak aqua ortam içersinde polimerik maddenin sabit dispersiyonu. |
(2) Plastik veya reçinenin , doğal veya sentetik su içersinde dispersiyonu; sentetik, emülsiyon polimerizasyonu ile yapılır. (Dikkat edilmesi gereken husus, polimerizasyondan sonra akrilik esaslı boya su içerisinde dağılmış katıdır, bu yüzden emülsiyon değildir. Boya endüstrisinde akrilik esaslı boya ve emülsiyon benzer kullanılır. ) |
Polivinil asetat veya akrilik reçineler gibi sentetik bağlayıcılar ile yapılan su ile inceltilen boyalardır. Yağlı boyaların tersine, akrilik esaslı boyalar çabuk kurur, düzgün akar ve su ile kolaylıkla temizlenebilir. Yüksek performanslı akrilik esaslı boya boyalar %100 akrilik reçine içerirler. |
Bağlayıcısının çoğunluğunu akrilik reçine oluşturan su ile inceltilen boyalardır. Belirli özellikler katmak veya maliyeti düşürmek için boyaya katılan diğer bağlayıcılar ise, stiren, epoksi ve polivinil asetat. |
%100 Akrilik esaslı Boya : Bağlayıcı olarak sadece akrilik reçine kullanılmış su ile inceltilen boyalardır. Genel olarak çok kaliteli akrilik esaslı boyalar farklı birçok mimari kaplama için kullanılır, %100 Akrilik esaslı boyalar, süper aderans, uzun süreli esneklik, nefes alabilirlik, alkali dayanımı, sertlik, ve parlaklık dayanımına sahiptirler. |
Alkidler : |
Her ne kadar, orta dereceli ekipmanlar ve marin enamellerde bağlayıcı olarak kullanılsalar da, içeride ve dışarıda, ahşap boyalarında bulunan reçinelerdir. |
Badana : |
Esas olarak, kireç ile suyun karıştırılması ile elde edilir. İç cephe dekorasyonu için kullanılır. Yıkamaya karşı dayanıklı değildir. |
Bağlayıcı : |
Bağlayıcı, pigment parçalarını, düzgün boya filmi oluşturmak üzere bağlar ve aynı zamanda boyanın yüzeye yapışmasını sağlar. Bağlayıcının cinsi ve miktarı, boyanın performans özelliklerinin -yıkanabilirlik, sertlik, yapışma ve renk dayanımı- çoğunu belirler. Kaliteli yüksek performanslı akrilik esaslı boyaların üretiminde tercih edilen bağlayıcı, akrilik polimerler gibi reçinelerdir. |
Beyazlama : |
Güneş ışığına maruz kalma sonucu oluşan renk kaybı. |
Dayanıklılık : |
Boyanın maruz kaldığı yıpratıcı çevre etkilerine, özellikle kötü hava şartları, karşı dayanma derecesi. Dayanıklılığın iki etkisi vardır. Koruyucu özellikleri yüzeyi bozulmaktan korur. Dekoratif özellikleri etkileyici görüntüsünün kalıcı olmasını sağlar. |
Dispersiyon (Süspansiyon) : |
Çok ince katı yapıdaki partiküllerin bir sıvı madde içinde homojen şekilde dağılması işlemidir. |
Elastikiyet : |
Boyanın, görünümünde değişiklik olmadan veya zarar görmeden, genişleme ve daralma yeteneği. Sıcaklık değişimleri genişleme ve daralmaya sebep olur. Örneğin; sarı çam tanecik boyutuna bağlı olarak farklı oranlarda genişler. Elastikiyet dayanıklılığın anahtarıdır. Akrilik bağlayıcılar elastikiyetleriyle dikkat çekerler. |
Emülsiyon : |
Sıvı yapıdaki kimyasal maddenin bir emülgatör yardımıyla başka sıvı kimyasal madde içinde dağılması işlemi. |
Empregnasyon : |
Çok düşük viskoziteli bir sıvının, katı bir yüzeyin içine derinliklerine işlemesi, girmesidir. Bu sayede kapiler boşluklar ve porlar dolabilir. Kendinden sonra gelebilecek uygulamaya iyi aderans oluşturur ve yüzeyin mukavemetini arttırır. |
Enamel : |
Genellikle yüksek parlaklıkta ama düşük parlaklık derecelerinde de olabilen ;örneğin mat enameller, düzgün yüzey oluşturma yeteneğiyle karakterize edilmiş son kat boyadır. |
Film Oluşumu : |
Boyanın sürekli kuru film tabakası oluşturma kabiliyeti. Bu proses, su veya solventlerin buharlaşması ve bağlayıcı parçalarının birleşmesi sonucu oluşur. Sürekli kuru film suyu iter. |
Genleştirici : |
Pigmentlerin boşluklarını doldurup genleştiren titanyum dioksitten daha ucuz içeriktir. Genleştirici pigmentsiz kullanılamaz. Yaygın kullanılan bazı genleştiriciler şunlardır;kaolen, kalsit ve silika. |
Hacim katıları : |
Pigment ve bağlayıcının hacmi toplamının, toplam hacme bölümü. Yüzde(%) olarak ifade edilir. Yüksek hacim katıları, daha kalın kuru film tabakası, ileri örtücülük, ve yüksek dayanıklılık demektir. |
Havasız spreyleme(püskürtme) : |
Yüksek basınçla bir delikten, kuvvet uygulayarak boyanın atomizasyonu prosesi. Özellikle boya önceden ısıtıldığında, solventlerin buharlaşması ile yol almasının efektidir. |
İnceltici : |
İnceltici ve bağlayıcı beraber, boyanın nakil vasıtasını oluştururlar. Su, akrilik esaslı boya boyalarda kullanılan, boya kurudukça buharlaşan, düzgün boya uygulamasına olanak sağlayan incelticilerdir. Yağlı boyaların incelticileri ise turpentin veya alkol(ispirto)dür. |
Kabarma : |
Genellikle ısı veya nemin sebep olduğu, boyanın üzerindeki oyuklar, kubbe şeklindeki formülasyonlar. Solvent tamamen uçmadan önce, yüzeyi kuruyan boya filminde solventin hapis olması sonucunda da oluşabilir. |
Katalizör : |
Varlığı, kimyasal reaksiyonun hızını arttırır. Bazı durumlarda, katalizör, emilmeden ve yeniden oluşmadan fonksiyon gösterir. Diğer durumlarda ise reaksiyona hiç girmemiş gibi gözükür ve yüzey karakterlerinin yetkisiyle fonksiyon gösterir. Negatif katalizör ise (inhibitör) kimyasal reaksiyonu yavaşlatır. |
Kıvam(Viskozite) : |
Boyanın akmaya karşı direnci. Yüksek kıvamlı boya yavaş akar; az kıvamlı boya çabuk akar. |
Küf : |
Nemli iklimlerde çok karşılaşılan bir problem olan küfe sebep kimyasal. |
Örtücülük : |
Boyanın, yüzeyi veya önceden uygulanan boyayı ve yüzeydeki lekeleri kapatma veya örtme kabiliyeti. Boyanın pigmenti ile örtücülük sağlanır. |
Pigment : |
Düzgün yuvarlak, doğal veya sentetik, inorganik veya organik, çözünmeyen dağılmış parçalar(toz). Bu parçalar, boya sıvısının içinde dağılarak, boyaya renk vermenin yanında, opaklık, katılık, dayanıklılık ve korozyona dayanıklılık gibi boyanın temel özelliklerini de geliştirirler. Bu terim beyaz veya renkli pigmentler ile birlikte genleştiricilerde içerirdi. Pigment olan tozlar ve boyalar arasındaki fark genel olarak çözünürlüğün temelinde incelenmektedir. Kullanım esnasında, pigmentler, çözünme yen ve madde içerisinde dağılan, boyalar ise çözünebilir veya solüsyon halinde bulunan malzemelerdir. |
Polimerizasyon : |
Reaktif yapıdaki çifte bağlar içeren aynı veya farklı monomerlerin ısı, ışık veya katalizörler yardımıyla oluşturdukları farklı yapılardaki kimyasal bileşikler işlemidir. Eğer bir polimer yapı yalnız bir cins monomerden oluşmuşsa HOMOPOLİMER, iki, üç. . . gibi farklı cins monomerlerden oluşmuşsa KOPOLİMER adı verilir. |
PVA(Polivinil Asetat) : |
Vinil asetat ve bir katalizörün polimerizasyonu sonucu türetilen renksiz, termoplastik, suda çözünebilir, reçinemsi yüksek polimerdir. Genellikle, düşük kaliteli su-bazlı kaplamalarda akrilik esaslı boya bağlayıcı olarak kullanılır. Bunun yanında yapıştırıcılar, tekstil, empregnasyon alanlarında da kullanılan bir reçinedir. |
PVC(Pigment Hacim Konsantrasyonu) : |
Pigment hacminin, kaplamadaki toplam uçucu olmayan maddelere(örn. , pigment ve bağlayıcı) oranı. Bu oran genellikle yüzde(%) olarak ifade edilir. |
Reçine : |
(1) Doğal veya sentetik şeffaf ve eriyen ürünlerin büyük bir bölümüne verilen ad. Farklı renklerde bulunabilirler. Yüksek molekül ağırlığına sahip sentetik reçineler polimer olarak etki ederler. |
(2) Belirsiz veya çok büyük molekül ağırlığı olan, strese maruz kaldığında akışkanlık kazanan, yumuşama ve erime aralığı bulunan ve konkoidal kırılan katı, yarı katı, sahte(psödomer) katılardır. |
(3) Genellikle bu terim kaplama ve plastiklerde temel materyal olan her hangi bir polimerin yerine kullanılır. |
Renk Dayanımı : |
Boyanın orijinal rengini koruma ve solmaya karşı dayanma yeteneğidir. |
Solma : |
Işık veya sıcaklığa maruz kalan boyanın renginin açılması. |
Soyulma : |
Boyanın şeritler veya yapraklar halinde yüzeyden ayrılması. Tabakalar halinde kalkmaya benzer olarak aderans kaybı sonucu oluşur. |
Tabakalar halinde kalkma : |
Aderans veya elastikiyet kaybı sonucu boyanın parçalar halinde yüzeyden ayrılması. |
Taşıyıcı : |
Boyanın, içinde pigmentin dağıldığı sıvı kısmı. Bağlayıcı ve tinerin birleşiminden oluşur. |
Tebeşirlenme : |
Hava koşullarının bozucu etkilerinin bağlayıcı ortamını ayırarak sebep olduğu boya film yüzeyi üzerindeki kolay ufalanabilir toz oluşumu. Boya filminin tebeşiri, pigmentin seçimi ve konsantrasyonundan etkilenebilir. Bağlayıcı ortamının seçimi de etkili olabilir. |
Titanyumdioksit, (TiO2 ) : |
Boyalar, plastikler ve kauçuklarda esas pigment olarak kullanılan, yüksek opaklıkta, tebeşirsiz açık beyaz renkte pigmenttir. Mineral ilmenit veya tabi titan dioksit madeni cevherinden elde edilir. |
Tozlanma (Çiçeklenme) : |
Yüzey kaplamalarının, taş, tuğla, sıva veya harç, üzerinde genellikle beyaz, çözünebilir tuzların birikerek kabuklanması. Nemin harç veya komşu çimentonun içinden sızan tuz veya serbest alkaliler bu probleme yol açarlar. |
VOC (Uçucu Organik İçerik) : |
Standard test sonuçları altında buharlaşan karbon bileşikleri. Esas olarak, su hariç bütün boya solventleri UOC dir. Hükümet, olası çevre ve sağlık etkilerine karşı, boyada bulunan uçucu organiklerin miktarını kısıtlamayı belirleyebilir. |
Yıkanabilirlik : |
Zarar vermeden kuru boya filmi yüzeyinden kirin kaldırılmasına olanak verecek yıkama şekli işimizi kolaylaştırır. |
Yayılma : |
Kaplamanın, fırça izleri gözükmeksizin düzgün boya filmi oluşturma kabiliyeti. Çok kaliteli akrilik esaslı boya boyaların süper yayılma kabiliyeti vardır.
|
| |
BOYA REHBERİ
1. Boya yapmak için ne zaman fırça, ne zaman rulo kullanılmalı?
Genelde geniş yüzeylerde (duvarlarda), rulo ile çalışmak daha hızlı ve kolaydır. Duvarların kesişimlerinde, kapı, pencere vb ahşapların boyanmasında firçaya her zaman ihtiyaç vardır. Bir genelleme olarak şunlar da söylenebilir; su bazlı boyalar için sentetik fırçalar, yağlı boyalar için doğal kıllı fırçalar, pürüzlü ve dekoratif yüzeyler oluşturmak için uzun tüylü rulolar, düz yüzeyler için çok kısa tüylü rulolar kullanılabilir.
2. Fırçaların uzun ömürlü olması nasıl sağlanabilir?
Mekanın boyanması birkaç farklı boyutta fırça gerektirebilir. Kaliteli fırça, boyama işleminin sonuçları için önemlidir. Kıl uçlarının aynı seviyede, yumuşak ve esnek olmasına dikkat edilmelidir. Yeni fırçalar kullanılmadan önce deterjanlı su ile yıkanıp dökülmeye meyilli kılların dökülmesi sağlanmalıdır. Boyama işleminden sonra kullandığınız boyanın çözücüsü ile fırça temizlenmeli ve ardından deterjanlı su ile yıkanıp kurulanmalıdır. Fırça, bir kağıda sarılarak tekrar kullanım için saklanabilir.
3. Duvarda deneyerek doğru boyayı seçmenin püf noktaları nelerdir?
Boyanacak yerin rengine daha kolay karar verebilmek için en az 1 m²'lik alana uygulama yapılmalıdır. Mekanın ışık durumu göz önünde bulundurulmalıdır. Günün hangi saatinde hangi koşullarda mekanda bulunulacağı da düşünülerek ona göre değerlendirme yapılmalıdır. Bazı renkler doğal ışık ve elektrik ışığı altında tamamen farklı görünür. Seçilen rengin mekandaki eşyalara uyum sağlaması için boyalı alanın etrafına özellikle tercih edilen eşyalar konulup düşünülmelidir.
4. Duvarlar boyamaya nasıl hazırlanmalıdır?
Uygulamanın iyi sonuç vermesinde ön yüzey hazırlığı denen işlemler çok önemlidir. Kolay ve dayanıklı bir boyama için yüzeydeki eski boya ve kağıt kalıntıları çıkartılmalı, yüzey zımparalanıp oluşan tozlar silinmelidir. Kir ve lekeler deterjanlı su ile temizlenip bu kısımlar kurutulmalıdır. Küçük çatlak ve delikler uygun bir macun ile doldurulmalı ve ardından tüm yüzeye astar uygulaması yapılmalıdır. Astar kuruduktan sonra boya uygulamasına geçilebilir.
5. Duvarın ana kısmı mı yoksa kenarları mı önce boyanmalıdır?
Duvarların birleşim yerleri ve kenarları parmak rulo ya da amaca uygun fırça ile boyanmalı, daha sonra büyük rulo ile geniş yüzeylere geçilmelidir. Eğer kenarlarda kestirme fırça kullanıldıysa, oluşan izler geniş rulo ile hafifçe taranarak yok edilebilir. Uygulamaların aynı yönde olması görüntüyü daha da güzelleştirir.
6. Su bazlı ve solvent bazlı boya nedir?
Su ile inceltilen boyalar su bazlı; solvent ile inceltilen boyalar ise solvent bazlı boyalardır.
7. Su bazlı ve solvent bazlı boya arasında, uygulandıktan sonraki sonuç farkı nedir?
Solvent bazlı boya kalın bir film tabakası oluşturarak, duvarın nefes almasını asgariye indirir. Su bazlı boyada bu tam tersidir. Solvent bazlı boya daha parlak bir görünümde olup, boya sonrası kısa bir süre için, kullanılan yerde boya kokusu bırakır. Su bazlı boya kokusuzdur.
8. Boya uygulanmadan önce nelere dikkat edilmelidir?
Uygulama yapılacak yüzey iyice temizlenmeli, gerekli tamiratlar yapılmalı, tozdan arındırılmalı, boya kullanılmadan önce karıştırılmalı ve gerekli oranda inceltilmelidir.
9. Artan boyalar nasıl saklanmalıdır?
Artan boyanın cinsine göre, (kabın içindeki boyanın havayla temasını kesecek şekilde) su bazlı ise su, solvent bazlı ise solvent eklenerek uzun süre saklanabilir.
10. Boya işleminde kullanılan aletler nasıl temizlenmelidir?
Su bazlı boyalar için kullanılan aletler su ile temizlenerek, solvent bazlı boyalar için kullanılan aletler solvent ile temizlenerek doğal olarak kuruması sağlanmalıdır.
11. Ortam ısısının, boya uygulamasına bir etkisi var mıdır?
Özellikle açık alanlarda (dış cepheler vs. ) yapılan uygulamalarda havanın +5 ºC'den yüksek, yağışsız ve rüzgarsız olması gerekmektedir. Kapalı alanlarda ise ortamın durumu, boyanın daha geç veya erken kurumasına neden olabilir.
12. Boyayı, kiloyla mı litreyle mi ölçmek daha doğrudur?
Boya, akışkan ve sıvı bir malzeme olduğu için ölçüm birimi litredir. Boyalarda önemli olan 1 litre boya ile boyanan alan miktarıdır. Ağırlık üzerinden yapılan hesaplamalar aynı cins boyanın farklı renklerinde de olmak üzere yanlış hesaplama yapılmasına neden olur. Bunun nedeni de her boya cinsinin ve renginin özgül ağırlığının farklı olmasıdır.
13. Boyanın verilen oranlardan fazla inceltilmesi ne gibi sonuçlar doğurur?
Boyanın örtücülüğü ve uygulandığı yüzeye yapışma kabiliyeti azalır. Bu da boyanın yapması gereken koruma ve dekoratif işlevinin etkisini azaltır.
14. Boyalar hangi oranda inceltilmelidir?
Ambalajları üzerinde ve teknik bültenlerinde yazılı oranlarda inceltilmelidir. Her boyanın farklı inceltme oranı bulunmaktadır. Ayrıca inceltme oranı kullanılacak uygulama aletinin özelliklerine göre de değişmektedir.
15. Boyanın yanıcı olma özelliği var mıdır?
Su bazlı boyalar yanıcı değildir. Solvent bazlı boyalar ise yanıcı ve parlayıcıdır.
16. Boyalar nasıl depolanmalıdır?
Kullanılmış boyalar tamamen kapalı kaplarda, ambalajı açılmamış boyalarsa rutubetsiz, oda sıcaklığında ve paletler (zeminle temasını kesmek için) üzerinde depolanmalıdır.
17. Lekeli ve isli yüzeylerden boyamayla nasıl kurtulunur?
Yağ, is, kalem, yanık izleri, kurum, vs. gibi lekeleri yok etmek için herhangi bir boyama işlemi yeterli derecede performans sağlayamaz. Bir müddet sonra tüm lekeler kusma yapar. Bundan dolayı, boyamadan önce bu lekelerin tekrar kusmasını engelleyebilecek bir işlem yapılmalıdır.
18. Rutubet neden oluşur?
Rutubet oluşumunun iki nedeni vardır: Negatif su basıncı ve pozitif su basıncı.
19. Negatif su basıncı nedir?
Topraktan, çatıdan veya çevren gelen su girişine karşı yeterli izolasyon yapılmaması durumunda oluşan rutubettir. Yüzeylerde, sıva-duvar içinde oluşan nem belirli bir süre sonra boyada kabarma, dökülme ve küf-bakteri oluşumuna neden olur.
20. Negatif su basıncından dolayı oluşan rutubetli bir yüzeye boya uygulanması durumunda dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?
Rutubetli yüzeylere boya uygulanması durumunda dikkat edilmesi gereken noktalardan bazıları: 1. Yüzey sıvaya kadar kazınmalıdır. 2. Islak olan yerler hafif kurulanmalı, kuru olan yerler hafif nemlendirilmelidir. 3. Lokal müdahale değil, mümkün olduğunca geniş bir alana boya uygulanmalıdır.
21. Pozitif su basıncı nedir?
Ortamdan kaynaklanan rutubet sorununun kaynağına pozitif su basıncı denir. Mutfak, banyo, yemekhane gibi, su buharının yoğun olduğu ortamlarda bu sorun ortaya çıkar. Yoğunlaşarak tekrar su haline dönen su buharı, duvarları nemli hale getirir ve belli bir zaman sonra, yüzeyde küf ve bakteri oluşur, kararmalar, boyada kabarmalar ve dökülmeler görülür.
22. İlk astar neden kullanılır?
İlk astar, bozuk ve eski yüzeylere, yeni sıva yapılmış yüzeylere mutlaka uygulanmalıdır. Bu uygulama, yüzeyin sağlamlaşmasını sağlar; üzerine gelecek boya filminin daha iyi yapışmasını sağlar; yüzeydeki kılcal çatlaklar tarafından emilerek, koruyuculuğu artırır ve üzerine yapılacak boya miktarını azaltır.
23. Ara astar neden kullanılır?
Sentetik boyama sistemlerinde kullanılır. Son kat boyanın yüzey tarafından emilmesini ve yüzeyde oluşan dalgalanmayı engeller. Bunlara ek olarak son kat boyanın daha iyi yapışmasını sağlar.
24. Macun neden kullanılır?
Macunun kullanılmasının tek amacı yüzeyi düzgünleştirmektir.
25. Kuruma neden geç olur ve nasıl önlenebilir?
Boya yapılan yüzeyin yağlı, kirli ve nemli olması, ortamın yeterince havalandırılmaması, yeterli oksijenin ortamda bulunmaması, hava sıcaklığı ve nemin uygun koşullarda olmaması, boya içine yanlış inceltici katılması ve kuruma dengesinin bozulması durumlarında kuruma geç olur. Bu, genellikle sentetik esaslı boyalarda rastlanan bir sorundur. Sentetik esaslı boyalar oksidasyon ile kurur. Yapıdaki, solventin (tinerin) buharlaşması için ve yapıya oksijenin girmesi için su bazlı boyalara göre daha uzun bir süreye ihtiyaç vardır. Bu nedenden dolayı, mutlaka lejant bilgileri doğrultusunda uygulama yapılmalıdır. Ayrıca sentetik boyalarda inceltici olarak kullanılan sentetik tiner yerine neft, gazyağı, selülozik tiner gibi çözücüler kullanılmamalıdır. Bu tip çözücüler, boyanın bağlayıcı yapısını bozup, geç kuruma probleminin yanı sıra daha birçok soruna neden olmaktadır. Geç kuruma sorunu yaşanan yüzeyde, tam kurumanın gerçekleşmesini bekleyip, bu sürede oluşan toz ve taneciklerin zımpara yapılarak ortamdan uzaklaştırılması ve üretici firmanın belirttiği koşullar dahilinde tekrar boyanması gereklidir.
26. Metal yüzey boyamalarında nelere dikkat edilmelidir?
Metal yüzeyler, havada bulunan oksijen ile reaksiyona girerek belirli bir süre sonra yükseltgenme-indirgenme reaksiyonu sonucu korozyona uğrar. Paslanma olarak bilinen bu reaksiyon sonucu, boya filmi zamanla parçalanır. Bu nedenden dolayı metal yüzeylere mutlaka oksijen ile teması kesmek amaçlı, korozyonu engelleyen astarın 2 kat uygulanması gerekir. Daha sonra astarlı yüzeye son kat sentetik boya uygulanmalıdır. Galvaniz, alüminyum, bakır yüzeylerin boyanma işleminde sentetik boyama sistemi kullanılmaz, kullanıldığı takdirde yapışma sorunları ortaya çıkar.
27. Boya seçimi neye göre yapılmalıdır?
Öncelikle boyalar çıplak gözle incelenmelidir. Daha sonra boyanacak yer tespit edilmelidir; iç mekan mı, dış mekan mı ya da ikisi birlikte mi? Boya çeşidini seçmek bir sonraki adımdır. Bundan sonra boyanacak yüzeyin büyüklüğü tespit edilmeli ve buna göre alınacak boya miktarı tespit edilmelidir.
28. Boya genelde kaç yıl dayanır?
Kaliteli ve gerekli sayıda kat uygulanan boyalar genelde 5-6 yıl dayanır.
29. Boya kaç kat uygulanmalıdır?
Bir önceki boyanın rengine ve yüzeyin durumuna bağlı olmakla beraber, genelde 2-3 kat yeterli olmaktadır.
30. Yeni boyanmış bir ev, bir müddet boş tutulmalı mıdır?
Evde bir müddet boya kokusu olacaktır ancak evi boşaltmak gerekmez. Pencere ve kapıların açık tutulması kokunun dağılmasına yardım edecektir. Her halükarda boya kokusu 2-3 günden fazla kalmaz.
31. Boya türlerine göre kuruma zamanları nelerdir?
Kuruma zamanı, uygulanan boya türüne ve uygulanan kat sayısına göre değişir.
Boya Kuruma
Zamanı
Emülsiyon 4 saat minimum
6-8 saat tercihen
Kireç-badana
6-8 saat
Astar, cila
8-10 saat
32. Yeni boyanmış duvarların temiz kalması nasıl sağlanır?
Zaman zaman duvarların üzerindeki tozlar bir fırça yardımıyla temizlenebilir. Sabunlu bir süngerle üzerindeki lekeler çıkarılabilir. Yalnız temizleme işlemi yapılırken çok fazla sert davranılmamalı ve boyayı zedelememeye dikkat edilmelidir.
33. Boya neden pütürlü ve lekeli görünür?
Pütürlü ve lekeli görüntü, son katın, bir önceki katın pütürlü yüzeyine uygulanmasından, son kattan bir önceki katın yerine tam oturmamış olmasından, astarın iyi kurumamış olmasından, son katın düzgün uygulanmamasından veya gereğinden kalın macun tabakası uygulanmasından oluşabilir.
34. Enamel nedir?
Su ya da yağ bazlı, leke tutmayan ve yıkanabilen, en önemli özelliği düzgün ve sert bir yüzey oluşturmak olan bir son kat uygulama maddesidir. Genelde çok parlak olmasına rağmen isteğe bağlı olarak mat olanları da vardır.
35. Yüzeyde oluşan küf nasıl çıkarılmalıdır?
Yüzeydeki tüm küf, ya hazırlanan bir karışımla (bir birim çamaşır suyu, üç birim su) ya da hazır alınan bir kimyasal maddeyle ovularak çıkarılmalıdır. Daha sonra yüzey bol su ile durulanmalı ve kurumaya bırakılmalıdır. Yüzey kurur kurumaz hemen yeni boya uygulanmalıdır.
36. Doğal kıllı fırça mı sentetik kıllı fırça mı kullanmak daha doğrudur?
Ne tip boya kullandığınızla çok ilgilidir. Yağ bazlı boylarda her iki tip de kullanılabilir. Sadece sentetik kıllı fırçalar lateks veya akrilik boyalarda kullanılmalıdır. (Lateksteki su veya akrilik boya doğal kıllardaki yağı alır ve böylece doğal kılların kullanımı oldukça zorlaşır. )
37. Lateks bir boya, alkid enamel üzerine uygulanabilir mi?
Genellikle lateks boyalar yeterli bir yüzey hazırlama işlemi olmadan; yani zımparalama, temizleme yapılmadan alkid enamel üzerine uygulanamaz.
38. Zemin duvarlarından sızan nemi önleyecek herhangi bir boya var mıdır?
İçinde Portland çimentosu barındıran ürünler su sızdırmazlık aracı olarak duvarlarda kullanılabilir. Ancak çok fazla nem sızıntısı, duvarların dışına buhar önleyici blok oluşturulması gibi farklı önlemler alınmasını gerektirebilir.
39. En iyi dış yüzey boyası nedir: akrilik mi alkid mi?
%100 akrilik son katlar renk kaybını önleme ve esneklik açısından en iyi seçimdir. Ancak kusma yapan ahşap yüzeylerde, akrilik son katı uygulamadan önce yağ bazlı bir ön kat uygulanması çok önemlidir. Kusma yapmayacak yüzeylerde tamamen akrilik boyama sistemleri kullanılabilir.
40. Dış yüzeylerdeki boyalar neden tebeşirlenir?
Bir dereceye kadar tebeşirlenme normal kabul edilebilir. Bazı boya üreticileri bunu, boyanın kendisini temizleme işlemi olarak gördüklerini söylemektedirler. Fakat bunun yanında ince boya tabakasının çok fazla kalkması, çok ağır bir tebeşirlenmeye neden olabilir. Fazla tebeşirlenme, ince boya tabakasının hava şartlarıyla dağılmasından oluşur. Bazı genel tebeşirlenme nedenleri arasında uygun olmayan yüzeye tatbik, gereğinden fazla boya sürmek ya da kalitesiz boya kullanımı sayılabilir. Bütün bunlar kötü hava şartlarıyla birleşince boyanın tebeşirlenmesine neden olur.
41. Serin havalarda boya yapılabilir mi?
Çoğu lateks veya akrilik boyalar, sıcaklık 10 °C’nin altına düştüğü zamanlarda uygulanmamalıdır. Alkid/yağ bazlı boyalar 5 °C’ye kadar olan sıcaklıklarda uygulanabilir.
42. Direkt güneş ışığı altında boya yapmak neden önerilmez?
Boyalar, düzgün bir işleme ve yapışma sağlayabilmek için uygulandıktan sonra bir süre ıslak kalmak zorundadır. Direkt güneş ışığının sıcaklığı, boyanın en dış katmanının daha olgunlaşmasını tamamlamadan kurumasına neden olur. Bu da boya üzerinde baloncuklar oluşmasına neden olur.
43. Dış yüzeylerdeki ahşaplarda oluşan kabarma ve soyulmaların en temel nedeni nedir?
En temel neden nemdir. Ancak kabarma, direkt güneş ışığı altında boya uygulanmasından, yetersiz yüzey hazırlığından veya düşük kalitede boya kullanımından da oluşabilir.
44. Alüminyum ya da vinil yanlıklar boyanabilir mi?
Vinil ya da alüminyum yanlıklar, yüzey temiz ve kuru olduğu sürece, %100 akrilik boyayla astar vurulmadan boyanabilir. Açık havaya maruz kalmış alüminyum akrilik son kat uygulanmadan önce temizlenmeli ve yağ bazlı astarla astarlanmalıdır. Vinil yanlıklar boyanırken seçilen boyanın orijinal renkten daha koyu olmamasına dikkat edilmelidir çünkü koyu renkler güneş ışığını emer ve bu da yamulmalara, burkulmalara neden olabilir.
45. Çit ve güverte gibi ahşap yüzeyler için ne tarz bir kaplama uygundur?
Çoğu güverte, basınçlanmış kerestelerden yapılır. Yatay yüzeylerde, özellikle çok fazla insan üzerinde yürüdüğü için lekelenmeler çok görülür. Ancak dik duran yüzeylerde ya da çitlerde boyama işlemi neredeyse keyfi olur. Boyamaya başlamadan önce ahşabın su emme kapasitesi, üzerine su püskürtülerek kontrol edilmelidir. Eğer su tanecikler halinde yüzeyde kalıyorsa, boya ahşabın içine işleyemeyecektir. Eğer yüzey yeniyse, 30 gün bekleyip aynı işlem tekrarlanmalıdır. Eğer yüzey yeni değilse, iyice temizlenerek boyaya hazır hale getirilebilir.
46. Eski ve üzerinde kurumuş boya olan bir fırça nasıl tekrar kullanılabilir hale getirilir?
Kurumuş lateks boya, fırça ispirto içinde bekletilip temizlenirse çıkarılabilir. Yağ bazlı boya ise fırça bu iş için özel üretilen kimyasallar içinde bekletildikten sonra temizlenebilir.
47. Kullanılacak fırça hangi boyda olmalıdır?
Yüzeyin büyüklüğüne göre karar vermek yerinde olacaktır. Yüzey büyüdükçe kullanılan fırçanın boyu da büyüyecektir. Ancak yine de en önemlisi kullanımı kolay olan fırçanın seçilmesidir.
48. Dekoratif boya uygulamalarında ne tür sünger kullanılmalıdır?
Doğal deniz süngerleri uygulamadan sonra harika bir görüntü bırakır. Ancak yapay süngerler için bu söylenemez.
49. Tahta kaplı yer yüzeylerinin boyanmasında neye dikkat edilmelidir?
Tahtalar sıcaklık farklılıklarından dolayı genişleyip, daralabilir ve bu da boyaya zarar verir. Üstelik yerde olan tahta kaplamalar, üzerinde yoğun bir yürüme trafiği olacağı için, yıpranmaya çok meyillidir. Bu yüzden astarlama ve macunlama evreleri ayrı bir dikkat ve özenle yapılmalıdır.
50. Küften tamamen kurtulmak mümkün müdür?
Hayır. Küf karanlık, nemli ve hava akımının az olduğu her yerde oluşabilir. Boyalar küf oluşumunu engelleyecek şekilde fomüle edilmelerine rağmen yine de bir müddet sonra boyanın üzerinde de küf oluşumu gözlenebilir. Temizlemek, yapılabilecek en iyi işlemdir.
51. Yeni boyanmış duvarlarda oluşan leke ve kirler için ne yapılabilir?
Yeni uygulanmış boyayı temizlemek için en az iki hafta (ancak dört hafta çok daha iyi) beklemek gereklidir. Yumuşak bir bez ya da sünger kullanılarak, hazırlanan sabunlu suyla duvarlar silinebilir. Fazla sulu temizleme yapılırsa akan sular duvarda iz bırakabilir. Ayrıca, eğer temizleme suyuna bir kimyasal madde karıştırılmışsa duvarın görünmeyen bir yerinde boyaya zarar verip vermediği kontrol edilmelidir.
52. Boyanmış yüzeylerde meydana gelen ufak bozulmalara nasıl müdahale edilmelidir?
Bu küçük müdahalelerde en iyi sonuç alınmak isteniyorsa, orijinal boya uygulamasındaki yöntemlerin aynısı kullanılmalıdır. Orijinal boyadan kullanmaya çok dikkat edilmelidir. %25-50 inceltilerek çok ince bir kat uygulanmalıdır. Orijinal boyama zamanındaki aynı nem ve sıcaklık değerlerinde uygulama yapmak çok daha yerinde olur.
53. Dış cephe boya uygulamalarında ikinci katın önemi nedir?
İkinci kat boya, doğal olarak boya tabakasını kalınlaştırır ve bu da boyanın dış etkenlere karşı dayanıklılığını artırır.
54. Boya yapılırken üst üste gelme izleri nasıl engellenir?
Küçük küçük alanlar boyanarak, fırçaya yeni boya alınırken yüzeydeki boyanın kuruması engellenir, bu da iz oluşmasını önler.
55. Fazla boya kullanılarak uygulanan bir kat, iki kattan daha mı iyidir?
Hayır, çünkü boya yüzeye nüfuz edemez ve iyi yapışamaz.
56. Dış cephe boya uygulamalarında en uygun şartlar nelerdir?
Nem oranı %85’in altında, sıcaklık da 10 °C ile 40 °C arasında olmalıdır.
57. Çok sıcak havalarda boya uygulamanın sakıncası nedir?
Boya çok sıcak havalarda yüzeye yapışamadan ve nüfuz edemeden kurur. Bu da boyanın soyulması ve kabarması ile sonuçlanır.
58. Dış cephelerde, mevcut lateks boyanın üzerine alkid boya uygulanması önerilir mi?
Genelde önerilmez. Alkid kat zaman geçtikçe sertleşecek ancak altındaki lateks kat hep esnek kalacak. İlerleyen zamanlarda lateks boya genişlemelere ve büzülmelere maruz kalacaktır. Bu, alkid tabakanın lateks üzerine yapışmasını önleyecek, böylelikle alkid tabakada soyulma ve çatlamalar oluşacaktır.
59. Yağmur yağdıktan ne kadar sonra boya uygulanabilir?
Aslında bu, boyanacak yüzeyin ne kadar ıslandığıyla ilgili bir durumdur. Böyle bir durumda, taş ya da ahşap bir yüzey çok fazla ıslanabilir. Boya uygulamak için, yağmurdan sonra minimum bir gün beklenilmesi önerilmektedir. Ama en önemli kriter, yüzeyin tamamen kuru olduğundan emin olunmasıdır. Yüzeyde kalacak nem, boyanın absorbe edilmesini önleyerek soyulma problemini doğurur.
60. Akrilik lateks boya suyla inceltilirse ne olur? Bir şekilde boyanın dayanıklılığı azalır mı?
Boya suyla inceltildiği zaman boyanın katı içeriği inceltilmiş olur. Bunun sonucunda boya istenildiği kadar kalın bir film tabakası oluşturamaz. Film tabakasının kalınlığı boyanın dayanıklılığı için çok önemli olduğu için, bu boyalar beklenenden daha kötü bir performans gösterirler. Boya kapatma özelliğini de yitirebilir.
61. Dış cephelerde hangi renkler daha geç solar?
İlk olarak, dış cephelerde kullanılan bütün boyalar zaman içinde solma yaparlar. Ancak bu solmanın miktarı renkten renge, boyadan boyaya değişir. Mavi ve yeşil gibi organik renkler, kahverengi ve sarı gibi inorganik renklere nazaran daha çabuk solma eğilimi gösterirler. Bunun yanında, yüksek kalitedeki akrilik lateks boyalar, çözücü bazlı boyalara oranla renklerini daha iyi muhafaza ederler. Bu arada dış cephe ve iç cephe boyalar arasındaki en büyük farklardan birisi, dış cephe boyalarının renklerini daha fazla koruyabiliyor olmasıdır.
62. Galvanizli yüzeylerde en iyi sonucu hangi boya verir?
Galvanizli yüzey altı ay kadar açık havada bırakıldıktan ya da kimyasal maddelerle temizlendikten sonra, iki kat akrilik lateks boya direkt olarak metal yüzeye ya da metal astarının üzerine uygulanabilir. Yukarıda bahsedilen işlemler yapılmadan boya uygulamasına geçilirse, yağ ile çinko tepkimeye girerek boyanın soyulmasına neden olur.
63. Alkid ve lateks arasındaki kuruma zamanı farkı nedir?
Lateks boya bir saat içerisinde kurur ve suyla temizlenebilir. Alkid boya bir günde kurur ve çözücülerle temizlenir.
64. Yağ bazlı boyalar zamanla sert ve kırılgan hale geliyorlar. Akrilik lateks boya da aynı şekilde davranır mı?
Hayır. Akrilik lateks boyanın partikülleri birbirlerine yapışarak esnek bir film tabakası oluştururlar. Bu tabaka yüzeyle beraber genişleyebilir ve büzülebilir. Bu da boyaya inanılmaz bir dayanıklılık sağlar. Yağ bazlı boya, ömrü boyunca sabit bir kimyasal reaksiyon sonucunda film tabakasını oluşturur. Bu reaksiyonlar sonucunda boya sert ve kırılgan bir hale gelir. Bu da çatlamalara ve kabuklanmalara neden olur.
65. Yeni boyanmış bir yüzeyde neden çatlamalar oluşur?
Bu çatlamaların en önemli nedeni, gereğinden kalın bir boya tabakası uygulanmasıdır. Yüzeydeki kat daha çabuk kurur ve alt katların kuruması daha uzun zaman alır. Alt katlar kuruyunca büzülür ve bu da üst katta çatlamalara neden olur. Ayrıca boya uygulanan yüzey iyi temizlenmemişse bu da bir neden olabilir.
BOYA ÇEŞİTLERİ
a - İlk Astarlar : Boyama sistemlerine ve uygulanan yüzey cinsine göre farklı özellikler gösterirler. Genel özellikleri ve kullanılma amaçları şunlardır; · Yüzeyi sağlamlaştırmak · Yüzeye iyi tutunmayı sağlamak · Üzerine uygulanacak diğer kat boya malzemelerine temel oluşturarak boya sisteminin dayanıklı, uzun ömürlü olmasını sağlamak · Yüzeyin emiş gücünü azaltarak maliyetlerin azaltılmasını sağlaınak · Bazik/Alkali etkilerden son kat boyayı korumak · Yüzeyi Koruma altına almak (Antikorozif Astarlar) olup oldukça önemli bir grubudur.
b - Macunlar : Macunlar çatlak, çukur ve pürüzlerin düzeltilmesi amacı ile spatula ile uygulanan bir ürün grubu olup kullanılacağı yere göre çok farklı özellikler göstermelerine rağmen bir tek amaç için kullanılırlar ; yüzeyi düzeltmek. Macunların kullanılmasında dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır : · Macunlar boya yardımcı malzemeleri içerisinde en zayıf ürün grubu olduğundan gereğinden fazla kullanılmamalıdırlar. · İnce macunlar; ince katlar halinde birkaç kat çalışması ile kullanılmalıdırlar. · Kalın dolgu isteyen yüzeylere olgun dolgu macunu türleri kullanılmalıdır. · Seçilecek macun türü yüzeyin bulunduğu ortama uyum sağlayacak türden olmasına özellikle dikkat edilmelidir.
c - Ara Astar veya Son Kat Astarlar : İlk Astarlar ve macun katları üzerine son kat boyadan önce kullanılırlar. Ara kat veya son kat astarlar sadece Sentetik boyama sistemlerinde dört amaçla kullanılırlar. · Üzerine tatbik edilecek son kat boyaya dolgun ve düzgün bir yüzey hazırlama amacı ile yapılmaktadır. Tüm boya kalınlığını artırarak sistemin dayanıklılığını yükseltmek. · Katlar arasında iyi bir yapışma sağlamak · Macun Katlarının emişini önleyerek, son katın istenilen parlaklıkta kalmasını sağlarlar. Astarlar uyguladıktan 10-16 saat sonra zımpara yapılarak üzerine son kat sentetik bir boya uygulaması yapılır. Ara veya son kat astarlar İlk Astarlar Yerine Kullanılmamalıdırlar
d - Son Kat Boya ve Vernikler : Dış ve iç ortam şartlarına göre boyama sisteminin son katı; mekanik, kimyasal ve atmosferik etkilere karşı boyama sistemini en iyi şekilde ve dekoratif özellikte güzel görünmesini sağlayarak korur. Son kat boyalar en az iki kat uygulanmalıdır. Tavsiye edilen kat kalınlıklarında ve sarfıyatlarda ancak koruyuculukları mümkün olur. Son kat boyalar ve vernikler yüzey koşullarına ve ortama göre seçildiklerinde gerçek performanslarını ortaya koymaktadırlar.
|